esra
Super Moderatör
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 8673
benim can kırıklarım var...
|
 |
« : Ocak 29, 2008, 19:23:27 » |
|
CHP VE DSP’den, AK Parti ve MHP’nin üniversitelerde türbanla eğitimin yolunu açacak düzenlemede uzlaşmasına tepkiler sürüyor. MHP ise önümüzdeki hafta AKP’den sonuç ve çözüm bekliyor.
İSTANBUL - CHP lideri Baykal, türban tartışmasının aslında laik Cumhuriyetin devam edip etmeyeceğinin tartışması olduğunu söyledi. Baykal, “Hükümetin türban teklifi şimdilik yüksek öğrenim kurumlarında serbestlik getiriyor, yarın da liselere, ilkokula getirmek isteyecekler Demokrasi elden gidiyor” diye konuştu. DSP lideri Zeki Sezer türban tartışmasının geldiği noktadan siyasetçileri sorumlu tuttu ve konunun anayasayla düzenlenmesinin ülkede kaos yaratacağını öne sürdü. MHP’li Şandır ise “AK Parti bu defa topluma verdiği sözü yerine getirir yine mazeret üretmez, kaytarmaz ve kaçmaz” diyerek önümüzdeki hafta AKP’den sonuç beklediğini açıkladı., CHP lideri Baykal, Türkiye’de tartışılan konunun “türban” olmadığını savunarak, “Tartıştığımız konu Türkiye Cumhuriyeti’nde laiklik anlayışı var olmaya devam edecek midir, etmeyecek midir? Konu budur” dedi.
CHP 32. İstanbul Olağan İl Kongresine katılan CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Türkiye’nin, “tamamına yakını Müslüman olan bir toplumun laik bir devlet düzeni içinde yaşamayı başardığı bir ülke olarak” dünyaya model olduğunu dile getirerek, “Türkiye, bunu dünyada gerçekleştiren tek ülkedir” diye konuştu.
Deniz Baykal, Türkiye’nin bunu günümüze kadar sürdürmeyi iyi kötü başardığını belirterek, sözlerine şöyle devam etti:
“Şimdi Türkiye’de tehlikeye girmeye başlayan ana konu bununla ilgilidir. Uzun süreden beri Türkiye’de din ile siyaset ilişkisinin nasıl yanlış kurgulandığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Siyasi istismar, dinin siyasette istismarı, Türkiye’de yıllardan beri yaygın bir uygulama olmuştur. Bunun soncunda Türkiye’de çok tehlikeli açılımlar ortaya çıkmıştır. Artık bunların yeni bir noktaya doğru yöneldiğini görüyoruz. Günümüzde yaşanan tartışmaları sakın ha, sıradan somut bir konu ile ilgili bir tartışma olarak algılamayın. Bazıları buna türban tartışması diyorlar, bazıları başka isimler kullanıyorlar. Bunların hiç birisi kesinlikle doğru değildir. Tartışılan konu, türban konusu değildir, tartıştığımız konu, Türkiye Cumhuriyeti’nde laiklik anlayışı var olmaya devam edecek midir, etmeyecek midir? Konu budur.
Birileri artık kendilerini yeterince güçlenmiş, palazlanmış, meydanı yeterince boşaltmış, istediklerini istedikleri gibi yapabilir hale geldiklerini düşünüyor olmalıdırlar. Zamanın geldiği anlayışı artık onların içinde şekillenmeye başlamıştır. Tartışılan budur. Türkiye’de bundan sonra laik bir cumhuriyetin devam edip etmeyeceği konusudur. Bunu açıkça böyle söylemeye henüz cesaret edemezler.”
SEZER: KAOS OLUR Türban tartışmasıyla ilgili bir değerlendirme de Demokratik Sol Parti Genel Başkanı Sezer’den geldi.
Sezer, “Enerjimizi yanlış yerlerde harcıyoruz. Türkiyenin ciddi büyük sorunları var, işsizlik var, ekonomik sorunlar var ama biz birbirimizle başka kavgalar içindeyiz..” dedi.
Türban tartışmasının geldiği noktadan siyasetçileri sorumlu tutan Sezer, “Bu tür konuların başörtüsü ve inanç konularının anayasayla yada yasalarla belli noktalara taşınması bana göre kesinlikle kaos yaratır. Bu millet inancına kültürüne bağlıdır ama aynı zamanda laik demokratiktir. Toplumun arasında böyle bir sorun yok, sorun siyasette başlıyor, siyasette o sorunu büyütüyor” ifadesini kullandı.
MHP, AK PARTİ’DEN CEVAP BEKLİYOR MHP Grup Başkan Vekili Mehmet Şandır, “Bize göre baş örtüsü, bir inanç değeridir. Baş örtüsünü siyasetin gereği takanları Allah’a havale ediyoruz. Bizim onlarla işimiz yok” dedi. Şandır, “Baş örtüsü meselesi MHP’ye göre bir inanç meselesidir. Biz dinimiz İslam’ın ve kitabımız Kur’an-ı Kerim’in emri olduğu için insanlarımızın başını örtmesine inanıyoruz” diye konuştu.
Şandır, şöyle devam etti:
“İnsanlarımız inançlarından dolayı başlarını özgürce örtebilmeli, başlarını örttüklerinden dolayı da hiçbir şekilde kamu hizmeti almaktan da kısıtlanmamalıdır. Baş örtüsü takanlar eğitim ve öğretim özgürlüğünden dışlanmamalıdırlar. MHP hem inancının hem ideolojisinin gereği bu milletin değerlerinin savunucusudur. İnancımız bu milletin en önemli değeridir. Dolayısıyla bize göre baş örtüsü, bir inanç değeridir. Baş örtüsünü siyasetin gereği takanları Allah’a havale ediyoruz. Bizim onlarla işimiz yok. Baş örtüsünü kendi siyasetlerinin malzemesi olarak kullananlar ve siyasetin ifadesi olarak takanlar bizim konumuzun dışındadır.”
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ... Şandır, tek başına iktidara geldiklerinde konuyu çözecekleri konusunda halka söz verdiklerini anımsatarak, şunları söyledi: “Ancak olmadı. Tek başına iktidar olmadan da fırsat bulduğumuz takdirde değerlendirmek ve sonuç almak yine bizim görevimizdir diyerek bu günleri bekledik. İşte şimdi bir fırsat doğdu. Madem başörtüsünü çözmek istiyorsunuz, MHP olarak biz size hem formülünü buluruz hem de desteğini veririz. Bizim teklif ettiğimiz çözüm baş örtüsünden dolayı insanların mağdur edilmeleri ve özgürlüklerinin kısıtlanmasını ortadan kaldırmak içindir.”
Baş örtüsünü siyaseti gereği takanlara, laik ve demokratik cumhuriyet ilkelerini tehdit eder mahiyette kullanmak isteyenlere kesinlikle müsaade edilmemesi gerektiğini vurgulayan Şandır, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Anayasanın bu noktadaki amir hükümleri de saklı kalmak kaydıyla insanlarımız yalnız yüksek öğrenimde özgürce baş örtülerini takmalıdır. MHP’nin anayasa teklifi ile girilen süreç bu süreçtir. Ümit ediyorum AK Parti bu defa topluma karşı verdiği sözü yerine getirir yine mazeret üretmez, kaytarmaz ve kaçmaz. MHP’nin getirdiği çözümü kabul eder ve bu sorunu ortadan kaldırmış oluruz. Önümüzdeki hafta bu konuda AK Parti’den sonuç ve çözüm bekliyoruz.
MHP olarak biz samimi ve dürüstçe bu sorunun kökünden çözülmesinden yanayız. Baş örtüsünü siyasi rant olarak görenlerin önünü kesmek ve bu işi kökünden çözmek için anayasa değişikliğine evet diyoruz. Başörtüsü sorununun halkı germesinden yana değiliz. Biz, başörtüsünün bir siyasi simge olarak cumhuriyetimizin demokratik ve laik yapısını tehdit unsuru olarak kullanılmamasını temin eden bir anayasa değişikliği gerçekleştireceğiz ve siyasi olarak değerlendirilmesinin önünü keseceğiz.”
|