|
|
 |
« : Temmuz 09, 2008, 12:54:00 » |
|
Kars'ta bir yerel TV,
halkın arasına karışarak gündelik hayata dair röportajlar yapıyor... Muhabir, yaşlı bir amcaya mikrofon tutup soruyor; -Nasılsın dayı, eyi misen? - Şükür oğul, canı taşirem, eyiyem, çoh eyiyem. - Halin, keyfin, sağlığın da eyi midir? - Eyidir, he, çoh eyidir. - Şehirden, hizmetlerden memnun musun? - Nası söz! -Validen, kaymakamdan, belediye başkanından? - Hiç eyle olur.? Bizim ağzımız dövlete ne diyebilir. - Yani memnunsun. - Allah dövlete millete, kaymakam bege, bolediye başganimiza zeval vermesin.. - Memnunsun? - Dövletimiz, kaymakamimiz, başganimiz, şanli ordumuz başimizdadir, her ne olursa bilfiil o dakika yanimizdadir. Ben vatanima nasi serzenis ederem? Amma, benim derdim baskadir. - Allahına gurban dayı, söyle nedir? - Doksan sene önce buraya Ruslar girdi ya? - He girdi. - Hani bu belediye binalarini, okullari, çesmeleri, istasyonu, yollari, kaldirimlari Ruslar yaptilar ya? - Rus işgalinde yapıldı değil mi dayı? - He.!. Heç benim dovletime, milletime sözüm olur mu? Ben aha bu Ruslarin ... Doksan sene önce bu kaldirimlari, caddeleri yapip gittiler, bir gün olsun; “Bi kere Kars'a gidek, yollar bozuldu mu, kanallar tıkandi mi?” demediler... insan bi gelir de bakar buralara, heç böyle olur?!
|