Sayfa: 1 [2]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Oruç (oruçla ilgili herşeyi burda bulabilirsiniz)  (Okunma Sayısı 465 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Gelincik
~~PRENSES~~
SN Bekcisi
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3438


~@lew&KrY~


« Yanıtla #10 : Eylül 17, 2007, 22:46:08 »

Her ibadet öncelikle Allah emrettiği için yapılır.Ama Yüce Rabbimizin her emrinin de mutlaka bir çok hikmeti vardır.

Gerek bu ibadeti yapan şahsa ait, gerekse cemiyete, topluma ait bir çok fayda ve maslahat ancak ibadetler de esas olan, sadece ve sadece Allah rızası için o ibadetin yapılmasıdır. Oruç ile sahip olduğumuz ni’metlerin kıymetini daha iyi anlayabiliriz. Yaz günlerinde oruç tutan bir kimse için, soğuk bir bardak su ne kadar kıymetli bir ni’metdir. Akşama doğru bir kase çorbanın bir parça kuru ekmeğin ne kadar büyük bir nimet olduğunu ancak oruçlu olan bir kimse daha iyi anlar.

Oruç tutmak insanı sabra taşır sabırsızlığın ve tahammülsüzlüğün bir ilacı da oruçtur. Oruç tutan zengin bir kimse, açlığın ne demek olduğunu, fakir kimselerin zor hallerini daha iyi anlar. Onlara yardım elini daha geniş olarak açar.
------------------

1-İbn-i Mace, Siyam, Hadis No:1345

Yağ şeklinde depolanmaktadır. Maddeler açlık esnasında enerji kaynağı olarak kullanılmaktadır.
Su %50-60
-----------------

2-Pediatri, 2. baskı Nobel tıp kitabevleri, Ankara , 1993, I. Cilt s.343.346

Vüzudunda depolanmış olan gıda maddelerinin yani karbonhidratların, yağların proteinlerin tamamının harcanması yani bir manada yanmasının neticesi toplam 150 000 kilo kalorilik bir enerji meydana gelmektedir.

----------------

3-pediatri 2. baskı Nobel tıp kitabevleri Ankara , 1993 I. Cilt, s. 346

4-pasternak C A : insan biyokimyasına giriş (tercüman kitab) Hacettepe ün yan (A-40) Ankara 1980, s.217.

Günde asgari den 1500-2000 kilo kaloriya ihtiyaç vardır. Bu durumda teorik olarak Bir insan hiçbir şey yemeden haftada bir su içmek şart ı ile yaklaşım 70-75 gün kadar yaşayabilir.

Dewey adalı araştırıcı kendi şahsında 65 günlük açlık tatbikatı yaptı. Hazzart 75 Carington 79 gün oruç tutturdu.

-----------------

5-yeğin M ve arkadaşları: İslami oruç üzerinde biyokimyasal bir araştırma. Atatürk ün diş hek fak Yıllığı sayı:4,135-136,1980

6-Geffory M R : Le jeüne (Tedavi vasitası olarak oruç). Tercüme eden İbrahim canan, basılmamıştırç Erzurum,1978.

Açlıktan ölenler şayet 40 günden evvel ölseler kattıyen rızıksızlıktan değildir. İBni-i Haldun “ çok yemek yemeye çalışan kimselerin kıtlığa maruz kaldıkları zaman, az az yemeye alışmalara nazaran daha çok zaiyat verdikleri vakidir. Onları öldüren karşılaştıkları açlık değil, daha önce alışmış oldukları tokluktur.”

Vücudu alışmış ise, ortalama 60-70 gün kadar açlığa bir hafta kadar da susuzluğa tahammül edebiliyor.

7- Canan İ: Hz. Peygamberin sünnetinde terbiye. Cihan yay, İstanbul 2. baskı, 1982 s.222de: ibn-i Haldun (Tunus 1332- Kahire 1406), mukaddine.

Sair vakitler de bir nev’i gece tutmuş olduğu bu orucu şahıs ramazan ayında gündüze alacak demetir. Tansiyonu ilk günlerde hafifçe düşebilir. Bunlar bünyenin oruca yani kısmı açlığa olan alışma yani adapte olma halleridir.

-----------------

8- akgün N: Fizyoloji (Boşaltım, Dolaşım, sindirim). 9. baskı Ege Ün. Basımevi İzmir, 1994, s.438

Her yemek vücut için bir yorgunluğun başlangıcıdır. Mideyi adeta bir asit fabrikası ve bağırsakları da bir rafineri tarzında yaratan Cenab-ı Hak, 11 ay aralıksız çalışan bu fabrikalara yılın bir ayında, yani Ramazan ayında muvakkat bir istirahat vermiştir.

Karaciğer 24 saat çalışmazsa şahıs ölür. Oruç halinde karaciğerin yükü azalacağı vücudu toksit yani zehirli maddelerden temizleme imkanı artmış olmaktadır. Oruç Tutarken, karaciğere, sindirim neticesi düşen iş azalacağından karaciğerde zehirleştirme hadisesine daha fazla imkan hasıl olmuş olur. Vücut, şahıs oruçlu iken maddi olarak da temizlenmiş olmaktadır.

Oruç esnasında karaciğerin yükü azaldığı için ölü ve ölmek te olan hücrelerin tasfiye işi kolaylaşır ve hızlanır. Allah’ın emri olan orucun tutulması ile, insan vücudu, eskiyen hücrelerin temizlenmesi, onların yerine yeni hücrelerin gelmesi ile adeta gençleşmektedir. Vücudun zekatı da oruç tur. Zekatın lügat manası, temizlenme

----------------

11-ibn-i Mace, Siyam, Hadis no: 1345

Günümüzde batı memleketlerinde oruç ile tedavi uygulayan klinikler mevcuttur. Genel anestezi yapılacak olan ameliyatlarda, hasta ameliyattan altı saat önce ve ameliyattan altı saat sonraya kadar aç bırakılmaktadır. Anestezi için verileb Zaralı maddeler, bu müddet esnasında vücuttan atılmaktadır.

---------------------

12-Geffory M R : Le Jeune (tedavi vasıtası olarak oruç ). (Tercüme eden: İbrahim Canan) basılmamış kitap, Erzurum , 1978

Oruçlu iken, bilhassa öğleden sonra kalp çok daha rahat atacak , zorlanmayacaktır. Kalp oruçlu şahıslarda bir günde ortalama 15 000 kadar daha az atacaktır. Daha çok dinlenen kalp, daha kuvvetli bir hale gelecektir.

Oruç tutanlar ikindiden sonra niçin hafifçe üşürler.

Isı santralı durumundaki organlardaki faaliyet azalmış olmasındandır. Şişmanlık, birçok hastalıkları peşin sıra getirir. Kalbe ağır bir yük biner kalp ve damar hastalıkları tansiyon yüksekliği, şeker hastalığı, belde ve dizlerde ağrılar, safra kesesi taşları gibi bir çok problemler şişmanlarda görülmektedir.

-----------------

13- Roky R, et al: Day time alertness, mood, psycmotor performances and oral temperature during ramadan fasting. Annals of Nutrition and metabolism. 44(3) : 100-107,2000.
14- Vural L: kalbimizi tanıyalım, gürsoy matbaacılık, Ankara, 1974 s.352

15- New england J of Medicine, 343: 1888, 2000

ibn-i Sina; “ Bütün hastalıklar yenilen içilen şeylerden ileri gelir.

----------------------

22- nursi sn: ramazan iktisat ve şükür risalerleri. Envar yay. İstanbul. 2000s 40

en önde gelen ölüm sebebi kalp ve damar hastalıklarıdır.oruç şahsi fazlı yemek yeme alışkanlıklarından alıkoyar

-------------------

23- umdetü ‘1 kari. 10.302

oruçlu şahıs aç kaldıpı için, kanda mevcut olan yaylar kullanılır. Damar sertliğine yani sebep olan yağ fazlalığı tehlikesini azaltmış olur. Oruç damar sertliği onun arkasından gelen yüksek tansiyon, kalp hastalıkları damar tıkanmaları yani bazı böbrek hastalıkları için bir sağlık kazanma egzersizidir. Oruç tutunki sıhhat bulasınız nefis terbiye.

----------------

24- yeğin M ve arkadaşları: İslamı Oruç üzerinden biyokimyasal bir araştırma-. Atatürk Ün. Diş Hekimliği Fak. Yıllığı, 4 : 135-65,1980

25- Et-Terbiğ ve’t Tevhib, cilt:2, s.83 ; ibn-i Sunni ve Ebu Nuaym, Tıb Bölümü; El-Camiu’s Sağır, hadis no: 5060 ; Keşfü’l-Hafa, Hadis No: 1455

Zayıf ve aciz olduğunu anlar. Her uzvuna kendisine mahsus oruç tuturmaktır.

---------

26-El-Ezkar, Nevevi,s.88;Mişkat_ül Mesabih, Hadis no:2469.

Ramazan aylarında intiharların, intihar benzeri davranışların azalmış olması bunun açık bir delilidir. “Oruçlu bir kimse yalan ve yalancılıkla iş yapmayı terk etmezse, yemeği içmeği bırakıp aç durmasın. Allah nezdinde hiçbir kıymeti yoktur. Buyurmuştur.

-----------------

27-daradkeh T K : parasuicide deruing ramadan in jordan. Acta Pyschiatrica scandinavica,86(3) :253-4,1992

28-Sadeghipour H, et al: the effect of ramadan on the number of suicidal intoxication. Iranian J of Endocrinology and Metabolism (IJEM). Abstract book the Congress on health and ramadan, October, 2001, p.31

29-Buhari, Savm, 8; Müslim Siyam 163 ( Riyaz-üs Salihin Tercümesi, Türk tarih kurumu Basımevi, Ankara , 1967 II. Cilt, s.502 Hadis No: 1245

30- Buhari, Savm, 8. ( rizyaz-üs Salihin tercümesi Hadis no: 1246

Müddet değil, senende bir ay oda günün belli saatlerinde ve yine kendi menfaatimiz için oruç tutmamız istenmiştir. Bakara süresi 184: Eğer bilirseniz oruç tutmak sizin için daha hayırlıdır.

-------------------------------------

Birçok çalışmalar kanda kandaki yağların kolesterolun seviyelerinin oruç tutmakla genellikle göstermiştir. İftarda ve sahurda bol miktarda yağlı ve tatlı gıda alanlarda, yağları kandaki seviyelerinin artması normal bir neticedir. Kalp ağrısı (angina) ve hipertansiyonun düştüğü rapor edilmiştir. Çocuklar ay halindekiler yolcular hasta olanlar emziren anneler.

36 yılda bütün yılı devretmiş olur. Oruç tutlmasında güneş takvimi esas alınmış ola idi, dünyanın bir yarım küresinde olanlar hep soğukve kısa günlerde oruç tutacak ve uzun günlerde oruç tutmuş olacaklardı. Allah rızası için oruç tutan şahıs manevi bir haz bir lezzet içerisindedir. Şahıs zorlama ile olan aç kalmanın sıkıntısını, kısmen de olsa çekmez.

Razamanın 20.gününe doğru kan şekeri normal seviyesine gelir.

-------------------

oruç normal fizyolojik bir hadisedir. İslami oruçta bir beslenme bozukluğu olmaz veya eksik bir kalori alınması söz konusu değildir.


39-Shahid ATHAR M.D: Dept. Of Medicine and Endocrinology, St. Vincent Hospital. Indiana Universty, Indianapolis, Indiana U.S.A
------------------

Oruçtaki susuzluk bedendeki bütün sıvıların, su kaybından dolayı daha konsantre yani daha kesif olmasına yol açar. Orucun fizyolojik te’sirleri arasında, kan şekerinin kolesterolun düşmesi ve sistolik kan basıncının düşmeside sayılabilir. Alsında ramazan ayında tutulan oruç insülin bağımlı olmayan şeker hastalığının şışmanlığın ve yüksek tansiyonun stabil (sabit, kararlı) zararsız hale gelmesi için ideal bir sağlık tavsiyesi olabilir. 1944 yılında Fas’ın kazablanka şehrinde “sağlık ve ramazan “ Müslüman ve gayri Müslim dünyanın her tarafından gelen araştırmacılar 50 kadar araştırmayı takdim ettiler. Orucun herhangi bir hastayı veya genel tıbbi durumu daha kötü yaptığına dair bir neşriyatı tebliğ eden olmadı.

Aldıkları manevi hazdan dolayı, bir sulh ve sükunet halleri vardır.

---------------------

43-“sağlık ve ramazan” Birnci Milletler arası Kongre, Kazablanka, 1994

“Oruçlu iken biri kendisine söver veya çatarsa, “ben oruçluyum”desin” kılınan her rekat namazın sonunda 10 kalori ekstradan dışarı verılmış olur. Biz egzersiz olsun diye ibadet etmeyiz.

------------------

bilhassa hassas bağırsak sendromu kabızlığı olanlar oruç tutanların önemli bir kısmının, Ramazan ayında şifa buldukları anlaşılmıştır.

-----------------

51- Afifi Z E M : Daily Practies, Study performance and health during the ramadan fast. J of Royal Society for health, 117(4):231-5. 1997

Ramazan da gün geçtikce oruç tutanların acıkma hissine alıştıkları anlaşılmıştır.

----------------------

54- Finch G M, et al : Appetite Changes under free- living conditions during Ramadan Fating. Apeetite,31 (2) :159-70,1998

Şahıs Ramazan ayında oruç tutarken, sahurda ve iftarda yediği gıdalara bağlı olarak, kilosunun aynen muhafaza edebilir, kilo verebilir veya kilo dahi alabilir. Buda ramazan da oruçlu iken, iftarda ve sahurda alınan gıdaların, oruç oruç tutan şahısların enerji ihtiyaçlarına fazlası ile yettiğini ispat etmektedir.

-----------------------

Ramazan ayında alkoliklerin belli bir yüzdesi oruçta tutmaktadır. (%37). Araştırmacılar çalışmalarının neticesi olarak içkiyi terk etmekte inançların önemli rolü olduğunu hatırlatarak, içkiyi terk etmek de inançların önemli olabileceğini belirtmektedir. İstanbul garnizonunda vazifeli, er ve subaylardan 2300 kişiye “niçin içki kullanmıyorsunuz” %45.5 i (646kişi) “dinimizce haram edilmiş olduğu için” Sağlık bakanlığının 1995 yılında 24 ilde ve 12 781 “niçin içki içmiyorsunuz?” %44,6(5700) kişi “dinimizde haram edilmiş olduğu için , dini inançlar insanları zararlı alışkanlıklardan hem korumada, hem de insanların alışkanlıklarını terk etmelerinde son derece önemli rolü vardır.

-----------------------

O’nun mağfiretini iste, şüphe yok ki, Allah tövbeleri çok kabul edici, günahları affedicidir. İçilmesi haram veya mekruh olan bir şeyin satışı da aynı hükümdedir.

---------------------

65- Diyanet mecmuası, Mart 1992,s.30.

Sigarayı bırakmakta en önemli faktör mademki şahsın irade gücüdür. Şahsın nefsine ve iradesine en hakim olduğu zaman ise oruçlu olduğu Ramazan ayıdır.aylarca nasıl sabredeceğim” deyip mevcut sabrınızı başka zamanlara dağıtmayınız. Belirttiğimiz gibi, sabırda sadece yaşadığınız günü, hatta yaşadığınız o saati düşünün. Yani; “ ben şu anda sigara içmemeye sabır edebiliyor muyum?” diye kendinize sorun. Ramazan ayında sigarayı bırakmaya teşebbüs eden ve muvaffak oldukça çoktur. Oruçlu iken, istirahat esnasında kalbin atış sayısında (nabız) azalma vardır. Oruç tutmanın solunum faaliyetlerinde herhangi bir önemli değişikliğe yol açmadığı anlaşılmıştır.

---------------------

71- Duncan M T et al: ventilatory function in Malay Muslims during normal activity and the Ramadan fast. Singapore Med J,31 (6) :543-7.1990

72- Ghamdi B, Nwoye L O: Effects of Ramadan fasting on respiratory test in normal voluntees. Proceedings of the Second Interntional Congers on “ Health and Ramadan”, İstanbul ,1997, p.67



artmaktadır. Bu vücutta belli dengelerin devamı için, açık halinde yaratan Allah’ın verdiği bir tedbir mekanizmasıdır. Hafızayı azaltıcı bir yönü de yoktur. İltihabı sebeplerle bel ağrısı olan hastalarda. Bu iyi leşme çok daha açıktı, aşıkardı. 100 sağlam gönüllü şahıstan

------------------

96- M ve ark: islami oruç üzerinde biyokiyasal bir araştırma Atatürk un diş. Fak. Yıllığı 4:135-65,1980

Normal de %95,86 miligram (mgr) olan ortalama açlık kan şekeri oruçta %83,91 mgr’a düşmüştür.(tablo D-III/4). Bu ise normal hudutlar da olan bir değerdir. Serum albumini, kontrollerde ortalama %4.3 gr oruçlularda ise %4.57 gramdır. Önemli bir fark bulunmamıştır. Oruçlu iken kandaki homosistein düşmektedir. Bu ise kalp ve damar hastalıkları ile alakalı risk faktörlerinin azaldığını gösterir. Kontrol grubunda %116.27 mgr olan triglseridler(yağların bir şekli) oruçlularda %90.9 mgr’a düşmüş; kontrollerde %12.22 mgr olan serbest yağ asitleri oruçlularda %8,8.14 mgr’a düşmüştür. Bunlar arzu edilen, sağlık açısından güzel olan neticedir.

Total lipid (yağ) kontrollerde ortalama %515,80 mgr iken pruçlularda %495.75mgr inmiş. Yağların oruçlu iken düşmesi sihhat açısından güzel olan değerlerdi.

-----------------

islami oruçta, kandaki üre değeri kontrollerde %42,50 mgr iken oruçlu olanlarda % 42,20 mgr dir. Ürik asit kontrollerde %6,63 mgr iken oruçlularda %6.47 mgr olup birbirine çok yakın değerler çıkmıştır. Oruçsuz iken yapılan tahlillerde yoğunluğu 1,0417 bulnumuştur. Aradaki fark önemsizdir. Kandaki protein miktarı azalmıştır. Amino asitlerin kandaki miktarları artmıştır. İdrarda aseton tesbit edilmemiştir.arteriyoskleroza refakat eden, hipertansiyon, angina pektoris yani kalp ağrısı, çeşitli çeşitli enfrktüs derece önemli profilaktik yani koruyucu te’siri olduğu rahatlıkla söylenebilir. Ramazan ayında tutulan orucun kan şekeri, kreatinin, ALP (alkalen fosfataz), ALT (alanin amino transferaz) ve AST (aspartat amino Trasferaz ) değerleri üzerine olan te’sirleri 100’ü erkek 10’u bayan olan 110 kişide incelenmiştir. Bu değerlerde ufak ufak değişiklikler olsa bile, neticelerin hep normal normal hudutlarda kaldığı anlaşılmıştır.

---------------------

108-Siahkolah B,ö Azizi F: The effect of fasting on blood sugar, creatinine and hepatic enzymes during ramadan. Iranian J of Endocrinology and Metabolism

(IJEM). Abstarct Book The Congress on Health and Ramadan, October, 2001, p.30.

Oruç şüphesiz belli bir yaşa gelmiş ve sihhatlı olan şahıslara farz dır. Hastalık oruca manı ise veya diğer bir ifade ile oruç tutmaz . Ülserli şahıslar oruç tutmalımıdırlar. Ülser daha çok midede ve on iki parmak bağırsağında meydana gelen yara olarak bilinir. 1992 yılında Prof. Dr. Said Kapıcıoğlu ve arkadaşları ülser (duodenal ulkus) teşhisi konulmuş 7 erkek gönüllü, akşama kadar yani iftar saatine kadar aç kalmağa niyet eden şahısların, ülseri olsa bile öğle saatlerinde rahatladığı görülmektedir. Midedeki asit ifrazatı öğle saatlerinde azalmıştır. Oruç tutmanın mide (peptik) ülserinin ortaya çıkmasında önemli rolü olan midedeki asit ifrazatının artmasına (hiprasidite) yol açacağını söylemek yanlış olur. Tunuslu bir araştırıcı grubu 57 hastaya her gün 30mgr lansoprazol verildi. 27 si 27 si oruç tutmadı 30 kışılık diğer grupda oruç tuttular. Oruç tutan ve tutmayanlar arasında arazlar ((semptomlar) bakımından bir fark görülmedi. Oruç tutmayanlarda %88.8 oruç tutanlarda ise daha fazla yani %90 nisbetinde ülser den şifa bulkdukları görüldü.

Ramazan öncesi ve ramazan ayında serum gastrin seviyelerinde önemli bir farkın olmadığı anlaşılmıştır.

--------------------

111-polat H ve arkadaşları: Oruç tutmanın serum Gastrin seviyesinde TE’sirleri. “ramazan ve sağlık” ile alakalı ikinci milletler arası kongre kongre kitabı.

iç salgın yapan guddelerin salgıları islami oruçtaki açlık müddeti herhangi bir değişikliğe yol açacak kadar uzun değildir.

Ramazan da kan şekeri seviyelerinde ufak tefek iniş çıkışlar olsa da genellikle kan şekeri normal hudutlarda kalmıştır. İnsülinin değerlerinde ramazan ayında normal günlere göre fazla fark olmadığı anlaşılmıştır.

-------------------

128- Azizi F: the blood glucose in health and diabets during ramadan. Proceedings of the 2nd ınternatıonal congress on “health and ramadan”. P.40, İstanbul, 1997.

129- Marniche D, et al : effect of fasting and refeeding during ramadan on glucoregulation. Proceedings of the 2nd ınternatıonal congress on “health and ramadan” .p.125, İstanbul 1997

Oruç tutabilecek şeker hastaları 20 yaşın üzeri hamile olmamalıdırlar şahsın kilosu normal, kan şekerinde büyük iniş çıkışlar, olmaması bu hastalarda ağır hiper tansiyon gibi ikinci bir ağır hastalığın olmaması lazım. Vucütları perhize cevap verıyor olmalıdır.kan şekeri belli seviyeleri geçmeyen Tip II şeker hastaları perhize dikkat ederek ve ilaçlarını akjsatmadan sahurda ve iftarda muntazaman alrak oruçlarını tutabilirler. Ramazanda gerek ilaç gerekse gıdayı sahur ve iftarda eşit olarak almları; ilaçları sahurda imsaktan önce akşamleyin de iftarda yemekden önce almaları tavsiye edilmiştir.

İnsülin bağımlı şeker hastalarına oruç tutmaları tavsiye edilmez.

Hasta ve yolcuların sonradan kaza etmek şartıyla orucu açabilecek şahıslara yolculuk ve hastalık halini, aşırı yaşlılık ve hamilelikle, bebeğini emziriyor olmayı da ilave etmişlerdir.

Yeni doğan 351 bebeğin doğum ağırlıklarına bakıldığında, annelerinin ramazan da hamile iken oruç tutmalarının , bebeklerinde hiçbir zarara yol açmadığı anlaşılmıştır. Doğan bebeklerin doğum ağırlığına te’siri olmadığı ortaya çıkmıştır. Hamile iken ve bebeklerini emzirirken oruç tutan Müslüman kadınlarla, hamile olmayıp da oruç tutan kadınlar incelenmiştir, kan kimyaları mukayese edilmiş iki grup arasında önemli bir fark olmadığı anlaşılmıştır.

-------------

152- Cross J H, Eminson J and Wharton B A : Ramadan and birth weight ar full term in asian moslem pregnat women in Birmingham. Arch Dis Child,65 : 1053-6,1990

153- Prentice A M, et al : Metabolic consequences of fasting during ramadan in pregnat and lactating women. Hum nutr clin Nutr, 37 (4) : 283-94, 1983.

Oruçlarını tutmakta aynı bayanlardan oruçsuz iken alınan sütün terkipleri arasında önemli seviyelerde fark olmadığı anlaşılmıştır.

-----------

155- Bener A, et al: Fasting during the holy month of Ramadan does not change the composition of breast milk. Nutrition Research, 21 (6): 859-64

Esansiyel Hipertansiyonlu hastalar , kan basıncı ciddi problem olmadan , sahur ve iftardada ölçülü ve ilaçlarını kullanarak oruç tutabilirler.Ramazan ayında kalp krizi sayısının diğer aylara göre önemli seviyede düşük olduğuaraştırmalar sonucu ortaya çıkmıştır. ( Temizhas A. et al :Int Cardiolo ,70,2:149-53,1999 )

Bevliye hastaları üzerindeki çalışmalar ise iftar ve sahurda bol su alınması şartı ile orucun bu hastalar faydalı geldiğini ispat etmiştir (Abderrahim F :Effect of ramadan fasting on urological patients.p.218-31,1994 )

KAYNAK ESER VE DAHA PEK ÇOK ARAŞTIRMA KAYNAK SONUÇLARI :
Din ve Bilimin Işığında ORUÇ VE SAĞLIK r.Dr. Alparslan Özyazıcı ( HÜTF Histoloji-Embriyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi)
Logged
Robot Moderatör
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 8829


View Profile
Re: Oruç (oruçla ilgili herşeyi burda bulabilirsiniz)
« Posted on: Eylül 07, 2008, 02:45:49 »

 
      uyari
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olarak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Oruç (oruçla ilgili herşeyi burda bulabilirsiniz) oyunları, Oruç (oruçla ilgili herşeyi burda bulabilirsiniz) programı, Oruç (oruçla ilgili herşeyi burda bulabilirsiniz) oyunu indir, Oruç (oruçla ilgili herşeyi burda bulabilirsiniz) program yükle, Oruç (oruçla ilgili herşeyi burda bulabilirsiniz) download, Oruç (oruçla ilgili herşeyi burda bulabilirsiniz) hikayeleri, Oruç (oruçla ilgili herşeyi burda bulabilirsiniz) resimleri, Oruç (oruçla ilgili herşeyi burda bulabilirsiniz) haber, Oruç (oruçla ilgili herşeyi burda bulabilirsiniz) yükle, Oruç (oruçla ilgili herşeyi burda bulabilirsiniz) videosu, Oruç (oruçla ilgili herşeyi burda bulabilirsiniz) msn eklentisi, şarkı sözleri
Logged
Gelincik
~~PRENSES~~
SN Bekcisi
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3438


~@lew&KrY~


« Yanıtla #11 : Eylül 17, 2007, 23:05:24 »

Ramazan ayıyla birlikte, oruç tutan Müslümanlar'ın aklındaki tüm soruların yanıtları.
Oruç kimlere farzdır?
Namaz mükellefiyeti (yükümlülüğü) için geçerli olan şartlar oruç için de geçerlidir. Yani oruç mükellefiyeti için; Müslüman olmak, ergenlik (bulûğ) çağına girmiş olmak ve akıllı (aklî olgunluk düzeyi) olmak, oruç tutmaya güç yetirecek durumda olmak gerekmektedir.

Ergenlik çağına gelmemiş olan çocukların oruç tutmaları şart olmamakla beraber bedenî durumları göz önüne alınmak şartıyla oruca alıştırmak ve ısındırmak amacıyla ara ara oruç tutmalarını istemek uygundur. Hasta ve yolcu olan kişiler isterlerse oruç tutmayabilirler. Fakat hastalık ve yolculuk durumları bittikten sonra tutmadıkları oruçlarını Ramazan ayı dışında kazâ ederler. Gebe ve emzikli (süt veren) kadınların durumu da böyledir.
Kimler tutmayabilir?
Bazı durumlarda Ramazan ayı orucunu tutmamaya müsaade edilmiştir. Bu durumlar şunlardır:
1- Seferî (yolcu) olmak,
2- Hasta olmak (doktorun; ‘oruç tutamazsın’ dediği haller),
3- Gebe ve emzikli olmak,
4- Yaşlanmış olmak,
5- İleri derecede açlık ve susuzluk,
6- Zor ve meşakkatli işlerde çalışmak.
“Mesleği gereği sürekli olarak yolcu olan kişi oruç tutmayabilir mi?” diye sorulacak olsa cevabı şudur: Böyle bir işi olan kişinin öncelikle sağlığı açısından bir sıkıntı ve zarar görmeyecekse oruç tutması daha faziletli görülmüştür. Sıkıntı ve zarar söz konusu olduğunda oruç tutmaz ve tutmadığı oruçların fidyesini verir.

1. Oruca ne zaman niyet edilir?
Hanefîlere göre; Ramazan orucu, nâfile oruçlar ve vakti belirtilmiş adak oruçlarının niyet etme vakti gün batımından başlayıp ertesi günün kuşluk vaktine hatta öğle namazı vaktinin girmesinden az önceki vakte kadar devam eder. Öğle namazı vakti girdikten sonra artık hiçbir oruca niyet edilemez.
Şâfîlere göre; Ramazan orucu, kazâ orucu ve adak orucuna geceden niyet etmek şarttır. Fakat nâfile oruca zevalden önceye kadar niyetlenmek câizdir.

2. Orucu bozan şeyler nelerdir?
Orucun anlamı ve temel unsuru; yemekten, içmekten ve cinsel ilişkilerden, zevklerden uzak durarak, insan nefsinin bunlardan mahrum bırakılmasıdır. Bunun ihlali orucu bozar.

3. Sadece kazâyı gerektiren şeyler nelerdir?
Beslenme anlamı ve amacı taşımayan ve yenilip içilmesi alışılmış olmayan, yani insan tabiatının eğilim göstermediği şeylerin yenilip içilmesinden oruç bozulur, fakat bu oruç için sadece kazâ gerekir. Örneğin; çiğ pirinç, hamur, un, ham meyve yemek, kabuklu fındık, ceviz… gibi şeyleri yutmak orucu bozmakla beraber kefâret gerektirmez. Ağza giren yağmur, dolu, karı isteyerek yutmak da orucu bozar, fakat kefâret gerekmez. Kusma, kasıtlı olarak meydana gelir ve ağız dolusu olursa orucu bozar, sadece kazası yapılır, kefâret gerekmez. Kasıtsız kusmalar orucu bozmaz. Kişi oruçlu olduğunun bilincinde olduğu halde abdest suyundan yanlışlıkla içse, denizde yüzerken su yutsa, banyo yaparken ağzına aldığı suyu yutsa orucu bozulur, kazâsı gereklidir.
Sahura kalkmış kişi, imsak vaktinden habersiz yeyip içerken vaktin geçtiğini öğrense orucu bozulur ve o günkü orucu kazâ etmesi gerekir, kefâret gerekmez. Unutarak yiyip içtikten sonra orucunun bozulduğunu zannedip yiyip içmeye devam edildiği veya cinsel ilişkide bulunulduğunda oruç bozulur, kazâsı gereklidir.
Gece niyetlenmeyi unutup gündüz niyetlendikten sonra, bu niyetin geçerli olmadığına kanaat getirip yiyip içmek, cinsel ilişkide bulunmak orucu bozar, kazâ gerekir, kefâret gerekmez. Oruçlu bayanın regl (aybaşı) kanaması başlasa orucu bozulur, kazâsı gereklidir.
Aniden sancılanan, dayanılmaz ağrılar içinde kalan oruçlu kişi; sağlığı için gerekli ilaçları içerek orucu bozar. Bu orucun kazâsı gereklidir, kefâret gerekmez.
Bayılma ve delirme hali orucu bozar. Fakat bu durumlar mükellefiyetin ön şartı olan ‘bilinci’ ortadan kaldırdığından bilinçsiz günlerin orucu, dolayısıyla kazâsı da yoktur.

4. Kazâ ve kefâret gerektiren durumlar nelerdir?
Orucu bozup hem kazâ hem de kefâreti gerektiren hallerin başında; Ramazan günü oruçlu veya farz bir oruca niyetli iken yapılan cinsel ilişkidir. Bu konuda bütün fıkıh mezhepleri görüş birliğine varmışlardır.
Bir şey yiyip içmenin kefareti konusu mezhepler arasında tartışmalı olmakla beraber Hanefî mezhebi; bilerek isteyerek bir şey yeyip içmeyle bozulan oruç için kazâ ve kefâretin gerektiğini söyler.
Örneğin; kişi tam bir şey yiyor, içiyorken imsak vaktinin girdiğini anlasa hemen yemeyi ve içmeyi kesmelidir. Bile bile devam edecek olsa, Hanefî imamlara göre bu durum kazâ ve kefâreti gerektirir. Ayrıca iftar vaktinin girdiğini zannedip orucunu açan kişi için de kazâ ve kefâret gerekir. Şâfîi mezhebine göre ise; sadece kazâ gerekir.
5. Orucu mazeretsiz olarak kasten bozmanın kefâreti nedir?
Bir mazeret olmaksızın bilerek, isteyerek yeme, içme veya cinsel birleşmeyle oruç bozmak dinen bir hata olup telâfisi için Hanefî mezhebine göre; peş peşe 60+1 (2 Kamerî ay+1 gün) gün oruç tutmak zorunluluğu vardır. Yani bir sebep olmaksızın niyetlenilmiş (başlanmış) farz bir orucu bozmanın cezası ara vermeden iki ay oruç tutmaktır. Ayrıca bozulan oruç için de kazâsı (bir gün) ilâve edilir, böylece kefâret 61 güne tamamlanır. Kefâret borcu olan kişinin oruç tutmaya “gerçekten” gücü yetmezse; o vakit altmış fakiri doyurmalıdır. Doyurmak için yemek verebileceği gibi, kefâretini parasal olarak da ödeyebilir. Kefâretin parasal tutarı bir veya birkaç kişiye pay edilebilir. Önemli olan kefâret verilen kişilerin fakir, yoksul kişiler olmalarıdır.
Şâfîi mezhebi; sadece bilerek cinsel ilişkiyle bozulan orucun kefâretini ister.

6. Unutarak yemek-içmek orucu bozar mı?
Unutarak bir şey yemek ve içmekle oruç bozulmaz. Peygamberimiz oruçlu olduğunu unutarak yiyip içenlerin oruca devam etmelerini, onları Allah’ın yedirip içirdiğini söylemiştir. Unutarak bir şey yiyen veya içen kişi oruçlu olduğunu hatırladığında hemen yemeyi keser ve orucuna devam eder.


7. İğne ve serum orucu bozar mı?
İğne veya damar yoluyla alınan ilaç, serum veya aşı vücudun içine akıtılmış olmaktadır. Bunlar beslenme sayılmamakla beraber vücudu güçlendirdikleri kesindir. Bu şekilde alınan ilâç Ebû Hanîfe’ye göre; orucu bozar ve kazâ gerektirmekle beraber kefâret gerektirmez.
Buna mukabil olarak Ebû Yûsuf ve Muhammed’in; “derin yara üzerine sürülen merhemin orucu bozmayacağı” görüşünü esas alanlar, iğneyle vücuda ilâç zerk edildiğinde orucun bozulmayacağını söylemişlerdir. Eskiden fetvahâne ve daha sonra 1948 yılında Ezher Üniversitesi Fetva Komisyonu “vücudun tabii deliklerinin dışında vücuda giren bir şeyin orucu bozmayacağı” yönünde fetva vermiştir.
Bu noktadan hareketle; astım ve nefes darlığı için ağza sıkılan sprey, zerrecikler halinde içeri girmekle beraber ilâcın akciğerden öte gitmediği ve mideye ulaşmadığı, gıda ve susuzluk gidermediği göz önünde tutulduğunda bunların orucu bozmayacağı ileri sürülmüştür.
Hangi görüş ile ibadet edilirse edilsin, tercih, karar ve sorumluluk mükellefe aittir.

8. Yıkanmak orucu bozar mı?
Yıkanmak, duş almak, yüzmek orucu bozmaz. Ancak ağza kontrolsüz su kaçırmamak ve yutmamak şartıyla. Peygamberimiz oruçluyken gusül almış, yıkanmıştır.

9. Oruçlu iken uykusunda ihtilâm olan veya cünüp olarak sabahlayan kişinin durumu nedir?
Oruçlu iken ihtilâm hali yaşayan veya cünüp olarak sabahlayan kişi uyandığında gusül abdestini alır ve orucuna devam eder.

10. Astım hastalarının ağızlarına püskürttükleri sprey orucu bozar mı?
Astım hastalarının nefeslerini açmak için ağızlarına sıktıkları sprey orucu bozmaz. İzahı yukarıda bulunmaktadır.

11. Parfüm ve kolonya orucu bozar mı?
Parfüm ve kolonya Hanefî mezhebine göre; orucu bozmaz ve zarar vermez, Şâfîi mezhebine göre ise; haramdır, çünkü bu maddeler necis olarak belirlenmiştir. Kullanılmasına cevaz verilmez.

12. Oruçlu kimse diş tedavisi yaptırabilir mi?
Oruçluyken diş tedavisi yaptırmak; tedavi esnasında ağızda biriken kan ve suyun yutulmaması şartıyla orucu bozmaz.

13. Diş fırçalamak orucu bozar mı?
Oruçlu iken ağız ve diş temizliğinin diş fırçası ve diş macunu kullanarak yapılması oruca zarar vermez.

14. Sakız çiğnemek orucu bozar mı?
Önceden çiğnenmiş, şekersiz, tatsız bir sakızın çiğnenmesi orucu bozmamakla beraber yutulma tehlikesi bulunduğundan mekruh sayılmıştır.

15. Kan aldırmak orucu bozar mı?
Esasta kan aldırmak orucu bozmamakla birlikte, oruçlunun direncini düşürdüğü ve güçsüz düşürdüğü için mekruh görülmüştür.

16. Kusmakla oruç bozulur mu?
Mide içindeki gıdanın kendiliğinden dışarı atılması, yani kusma irade dışı gerçekleştiğinde oruç bozulmaz.

17. Makyaj yapmak veya yaptırmakla oruç bozulur mu?
Oruçluyken makyaj yapmak orucu bozmaz.

18. Uçakla seyahat eden oruçlu şahıs iftarını nasıl yapar?
Uçmakta olan oruçlu şahıs, üzerinden geçmekte oldukları ülkede iftar vakti girdi ise, bu duruma itibar ederek orucunu açar.

19. Orucu bozan şeyler nelerdir?
Hanefî mezhebine göre orucu bozan şeyler; hata ile bir şey yemek, içmek, bir şey yutmak (yüzerken su yutmak, tadına bakarken yemeği yemek, gusül veya abdest alırken su içmek, ağza giren karı, yağmur suyunu yutmak…gibi). Hayız (regl) görmek, doğum yapmak, bayılmak, delirmek, kendini isteyerek ağız dolusu kusturmak (ağız dolusu olmazsa bir şey olmaz), fitil takmak, imsak girdiği halde hata ile yiyip içmeye devam etmek orucu bozar.

20. Orucu bozmayan güncel şeyler nelerdir?
Tırnak, saç, sakal kesmek. Vücut temizliği yapmak, saç boyamak, oje sürmek, göze sürme çekmek, yüze makyaj yapmak, çiçek, esans, misk koklamak, öpmek, gülmek, şakalaşmak, bağırmak, ağlamak, biriktirilmemiş tükürüğü yutmak, diş fırçalamak, göze ilaç damlatmak, lens takmak, takma dişleri ağza yerleştirmek, diş eti kanamasının tadını ağızda hissetmek, öksürükle ağza gelen balgamı yutmak, geğirtiyle boğaza gelen mide suyunun geri yutulması, burundaki sümüğü genizden çekip yutmak, sahurdan dişler arasında kalmış nohuttan küçük gıda artığını yutmak, eşini uğurlarken sarılmak, öpmek, çocuklara sarılıp öpmek, onlarla oynamak, dedikodu yapmak-yalan söylemek (fakat günah işlenmiş olur), serinlemek için eli, yüzü yıkamak veya duş almak, bakarken veya düşünürken boşalma yaşamak orucu bozmaz.

21. Dudağa sürülen ruj orucu bozar mı?
Oruçluyken dudağa sürülen ruj orucu bozmamakla beraber rujun emilmesi, tadına varılması mekruhtur. Orucun anlam ve gayesi göz önünde tutulduğunda oruçluyken ruj sürmemek orucun sıhhati açısından yerinde bir harekettir.

22. İnsanın eşiyle öpüşmesi, kucaklaşması orucu bozar mı?
Esas itibari ile insanın eşiyle öpüşmesi orucu bozmaz. Fıkıh ve ilmihal kitaplarında; biraz ileri gidildiği takdirde orucun bozulmasına sebep olabilecek şeyler mekruh sayılmıştır. Bu açıdan bakıldığında kendilerinden emin olmayan eşlerin bir birleriyle şakalaşması, öpüşmesi mekruh sayılmıştır.

23. Oruç fidyesi nedir? Kimler fidye verir? Fidye ne kadardır?
Ağır bir hastalığa yakalanan ve iyileşme umudu olmayan hastalar ve oruç tutmaya gücü yetmeyen yaşlılar tutamadıkları oruçlarının kâzasını hiçbir zaman yapamayacaklardır. Bu durumda onlar tutamadıkları oruçların borcundan kurtulmak için kurtuluş bedelini, yani fidyesini verirler. Fidye, “her bir oruç için bir fakiri doyuracak” şeklinde verilir. Fidyenin miktarının alt çizgisi budur. Fidyenin, kişinin mutfak harcaması göz önünde tutularak belirlenmesinde de hayır vardır.

24. Ramazan orucunu tutamayacak hastanın fidyelerini Ramazan ayı çıkmadan vermek doğru mu?
Oruç fidyesi, oruç tutamadıkça verilir. Geleceğe yönelik borç ödeme olmaz. Çünkü gün yaşanmadıkça, oruç borcu meydana gelmedikçe fidye verilmez.

25. Oruçluya mekruh haller nelerdir?
Tükürüğünü ağızda biriktirip yutmak, zorunlu olmadığı halde bir şeyin tadına bakmak, ağza alıp çiğnemek, zayıf düşecek şekilde kan vermek, ağır işlere girişerek vücudu yormak, uykusuz bırakmak.

26. Farz olmasının şartları nelerdir?
Farz olması için öncelikle Müslüman olmak gerekir. İkinci olarak ergenlik çağına girmiş ve akıllı durumda olmalı ve üçüncü olarak oruç tutmaya gücü yetmelidir.

27. Hasta oruçlarını tutamadan ölse, oruç fidyelerini eşi veya çocukları onun yerine verebilir mi?
Ölünün arkasından oruç borçlarının fidyesi yakınları tarafından verilmesi câizdir. Vefat edenin günahlarının affına yakınlarının yardımcı olması beğenilen, övülen (mendup) bir davranıştır.

28. Oruç fidyesi bir yoksula mı, yoksa birkaç yoksula mı verilir?
Tutulamayan oruçların fidyeleri bir yoksula verilebileceği gibi bir çok yoksula da pay edilebilir.

29. Orucun sıhhat şartları nelerdir?
Tutulan orucun geçerli olabilmesi için öncelikle niyet getirilmiş olması, daha sonra orucu bozan hallerden kesinlikle uzak durmak gerekir. Ayrıca bayanların regl ve loğusa hallerinden çıkmış olmaları gerekmektedir.

30. Ramazan orucuna her gün niyet şart mı?
Oruç bir ibadettir. İbadeti âdetten ayırt etmek için başlamadan evvel niyet şarttır. Tutmak istenilen oruca kalben olsun niyet etmek yeterlidir. Fakat niyetin dille ifade edilmesi takdir gören bir davranıştır. Oruç için sahura kalkmak da niyet sayılır. Ramazan’ın her günü için ayrı ayrı niyet etmek; fakihlerin çoğunluğuna göre şarttır. Çünkü her bir günün orucu kendi başına bir ibadettir.

31. Orucun niyet vakti ne zaman başlar, ne zaman biter?
İçinde bulunulan gün bitmeden, yani güneş batmadan ertesi gün tutulacak oruç için niyet edilemez. Ramazan orucunun kazâsı, başlanılmış bir nafile orucun kazâsı, bütün kefâret oruçları ve zamanı belirlenmemiş (mutlak) adak oruçlarının niyet zamanı; gecenin başlaması ile bitimine kadardır.
Ramazan orucu, zamanı belirlenmiş adak orucu, bütün nâfile oruçlar ki bunlar belli bir zamana bağlı olan oruçlardır. Bu oruçların niyeti; akşam güneşinin batışından itibaren ertesi günün yarısından (öğleden) öncesine yani istivâ zamanından önceye kadar; ‘hiçbir şey yememiş olma şartıyla’ yapılabilir. Daha sonraya kalan niyet geçerli değildir.

32. Bir oruca, “hem kefârete hem de nâfileye” diye niyet edilebilir mi?
Her oruca bir niyetle başlanması şarttır.

33. Kefâret orucu olan bir bayan regl (ay başı kanaması) durumundan ötürü nasıl peş peşe oruç tutabilir?
Kefâret orucu olan bayan oruçlarına başlar, regl olana dek oruca devam eder. Söz konusu döneme girdiğinde orucuna ara verir ve bitene kadar bekler. Daha sonra gusül alıp bıraktığı yerden oruçlarına devam eder.

34. Namaz kılmayanın tuttuğu oruç kabul edilir mi?
Her ibadet kendi başına değerlendirilir. Yani namaz kılmayanın tuttuğu oruç kabul olmaz diye bir şey söylenemez. Namaz kılmayan bir kişi orucun kurallarına uyduğu müddetçe oruçları geçerli olup oruç mükellefiyetini yerine getirmiş olur ve oruç sevabını da hak eder. Bununla birlikte oruçlu olarak kılınan namazların sevabı da çok büyüktür.

36. Oruçlu iken arkadan veya önden fitil koymak orucu bozar mı?
Oruçlu iken arkadan fitil kullanmak orucu bozar. Bundan dolayı sadece kazâ gerekir, kefâret gerekmez.
Kadının cinsel organına ilaç veya benzeri herhangi bir şeyin akıtılması veya doktora muayene olması orucunu bozar. Kazâ gerekir.
Erkeğin cinsel organının içine akıtılan ilaç Hanefîlere göre orucu bozmaz; Şafiilere göre ise bozar.

36. Düşük yapan kadının orucu bozulur mu?
Düşük yapan bir kadının yaptığı düşüğün saç, tırnak gibi bazı uzuvları belirgin hale gelmişse bu kadın, yaptığı bu düşükle loğusa sayılır ve orucu da bozulur.
37. Oruçlu iken buruna, göze damlatılan ilaç orucu bozar mı?
Burna akıtılan ilaçla oruç bozulur. Bu durumda oruçlu o günkü orucuna devam eder. Ramazan’dan sonra bir gün kaza eder. Göze damlatılan ise -eseri boğazda hissedilse bile- orucu bozmaz.

38. Oruç tutmanın yasak olduğu günler nelerdir?
Ramazan bayramının birinci günü, kurban bayramının dört günü oruç tutulmaz, câiz değildir. Tahrîmen mekruhtur. Bayram günü yakınlarımızla bayramlaşmak, yiyip içmek, sevinçlere ortak olmak gereklidir. Bu günlerde oruç tutulacak olsa günah işlemiş olmakla beraber oruç geçerlidir. Bu oruç bozulacak olsa kazâ ve kefâret gerekmez. Çünkü câiz olmayan bir görev yüklenilmiştir.

39. Alkollü iken oruç tutulabilir mi?
Alkol alarak sarhoş olmuş kişiler namaz kılamaz, oruç tutamazlar. Ancak alkolün tesiri bitip bilincine kavuştuğunda oruç tutabilir. Çünkü ibadetlerde bilinçli yani aklı başında olmak şarttır.

40. Oruçlu iken ağrıyan dişe ilaç koymak orucu bozar mı?
Ağrıyan dişin sancısını kesmek için dişe damlatılan veya koyulan ilaç, yutulmadıkça orucu bozmaz.

41. Oruçlu tiryakinin sigara dumanını soluması veya dumanın boğazına kaçması orucunu bozar mı?
Sigara dumanının havaya karışmış halini teneffüs etmek orucu bozmaz. Çünkü insan hava almak zorundadır. Teneffüs olayı yeme, içme ile ilgili değildir. Fakat bilerek, isteyerek sigaranın tütmekte olan dumanını, buhurdanlığın dumanını içine çekmek, duman üzerinde nefes almak orucu bozar.

42. Oruçluya mekruh olan ve olmayanlar nelerdir?
Orucun bozulmasına sebep olacak davranışlar ile orucun anlam ve gayesine ters düşen, yakışmayan şeyler dinen mekruh sayılmıştır. Örneğin, bir şeyi tatmak, çiğnemek; o şeyi yutma riski taşıdığından oruçluya mekruhtur. Fakat pişirdiği yemekten sorumlu olan kişi, yemeğin tadına bakması gerektiğinde bakar ve ağzını çalkalar.
Eşlerin öpüşmesi; oruca zarar vermemekle beraber ileri bir davranışa yol açabilirliğinden dolayı mekruhtur.
Diş temizliği için diş fırçalamak veya misvaklamak mekruh olmamakla beraber bu harekette aşırılığa gitmek mekruhtur.

43. Geçici hastalığın, hayızın (regl), loğusalığın sebep olduğu kazâ oruçlarının fidyesi verilir mi?
Bu oruçların fidyesini vermek gerekmez. Kişi iyileştiğinde, yani oruç tutacak duruma geldiğinde Ramazan ayı dışında kazâ oruçlarını istediği günlerde tutar.

44. Sigara içmek, morfin yapmak orucu bozar mı?
Sigara, nargile gibi keyf veren tütün kökenli dumanlı maddeler ile tiryakilik gereği alınan tüm maddeler (morfin gibi) oruç yasakları kapsamına girmektedir. Oruçlu iken bu tür maddelerden bir tanesi kullanıldığında oruç bozulur.

45. Oruçlu kimsenin yapması uygun olan şeyler nelerdir?
Oruçlu kişinin, dilini gereksiz sözlerden, kötü-çirkin kelimelerden koruması, gözlerini ve ellerini helâl olmayan şeylerden çekmesi, her zamankinden daha fazla kibar ve nazik olmaya çalşması, vaktini ilim yaparak, Kur’an okuyarak, dua, salâvat, zikir ve insanların faydalanacağı işlerle doldurarak geçirmesi, yardıma muhtaçlara maddî ve mânevî yardımlarda bulunması, temizlenmesi gerektiğinde oyalanmaması, iftar yemeğinde aceleci olması, yoksul oruçlulara kolaylıklar sağlaması, şefkat ve merhametinin sınırlarını genişletmesi kendisi için müstehaptır. Yani bu şekilde hareket ettiğinde oruçlarının sevabı gayreti ölçüsünde katlanarak artar.



not:alıntı
Logged
Gelincik
~~PRENSES~~
SN Bekcisi
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3438


~@lew&KrY~


« Yanıtla #12 : Eylül 17, 2007, 23:06:13 »

Bir insana oruç'un farz olması için üç şart vardır:

Birincisi: İslâm (yani o insan müslüman olmalıdır. Çünkü tevhid akidesi olmadan hiçbir ibadet sahih olmaz.) İkincisi: Akıl, Üçüncüsü: Bülûğa ermiş olmak. İbn-i Abidin: "Şüphesiz niyet ederek gündüzün orucu bozan şeylerden kendini tutmaktan ibaret olan oruç; İslâm diyarında olsun, Dar-ı harb'te olsun, keza oruç'un farz olduğunu bilsin veya bilmesin, hayız ve nifas'tan temiz olan müslümandan tahakkuk eder... Ancak "Akıl ve bülûğ; ramazan orucunun farz olması için şarttır. Sahih olmasının şartı değildir" hükmünü beyan etmektedir. Dolayısıyla; çocuklara oruç, bülûğa ermedikleri süre içerisinde farz değildir. Ancak onların; belirli bir yaştan itibaren, bu ibadete teşvik olunmaları çok önemlidir. Esasen tuttukları oruç da sahihtir.

Bir mükellefe; oruç'un edâsının farz olması için iki şart vardır: Birincisi: Sıhhatli olmak, İkincisi: Mûkim olmaktır. Yani seferi halde bulunmamak!.. Hanefi fukahası: "Sefer halinde olan kimseye, oruç zarar vermeyecekse tutması mendubtur. Çünkü Allahû Teâla (cc) "Oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır" buyurmuştur. Resûl-i Ekrem (sav)'in : "Sefer halinde iken oruç tutmak, birr (İtaat ve iyilik) değildir" hadis-i şerifi, güçlük durumuna hamledilir", hükmünde müttefiktirler. Bilindiği gibi ruhsat; kulların özürlerine binaen meşrû kılınmış olan hükümleri içine alır. Muhakkak ki seferi halde bulunmak güçlükten hali olmaz. Ancak Ramazan ayında tutulan oruçla; diğer zamanlarda tutulan oruç bir değildir. Dolayısıyla "Ruhsat-ı Terfih"teki esas; azimet'le amelin meşrûiyyetini düşürmemesidir. Nitekim bu konu üzerinde daha önce durulmuştur.

Oruç'un edâsının sahih olması için iki şart vardır: Birincisi: Niyyet!.. İkincisi: Hayız'dan ve Nifas'tan temiz olmak!.. Niyyet; kalbe ait olan kat'i bir azimdir. Mükellefin oruç tutacağını kalbi ile bilmesi ve azmetmesi niyyettir. Bu niyyeti dili ile söylemesi ise sünnet'tir. Nehrû'l Faik'te de böyledir. Hanefi fûkahası; Ramazan ayında her günün orucu için ayrı ayrı niyyet etmenin esas olduğu hususunda ittifak etmiştir. Zira her günün oruç'u başlı-başına bir ibadettir.


Yusuf Kerimoğlu İslam İlmihali (Emanet ve Ehliyet)
www.kuranikerim.com
Logged
Gelincik
~~PRENSES~~
SN Bekcisi
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3438


~@lew&KrY~


« Yanıtla #13 : Eylül 17, 2007, 23:06:49 »

Oruç kelimesi; Farsça'dan Türkçe'ye geçmiş bir kelimedir. Kelimenin aslı "Roze"dir. Bu kelime Türkçe'ye önceleri "Oruze" (Günlük) olarak geçmiş , daha sonra "Oruç" halinde kullanılmaya başlanılmıştır. Arapça karşılığı savm veya siyam'dır. "Savm" kelimesinin lûgat manası: Yeyip-içmekten kendini tutmak, imsak, hareketsiz kalmak ve herşeyden el-etek çekmektir. İslâmî ıstılahta "ikinci fecirden (fecr-i sadıktan) itibaren güneşin gurûbuna kadar; yemekten, içmekten, cinsi münasebetten ve orucu bozan diğer şeylerden, Allahû Teâla (cc)'ya kulluk niyyeti ile nefsi men etmeye" verilen isimdir. Malum olduğu üzere, oruç; yalnız bedenle yapılan ibadetler cümlesindendir. Dolayısıyla her mükellefin nefsi için "farz-ı ayn" dır. Resûl-i Ekrem (sav): "Bir kimse, başka bir mükellefin yerine oruç tutamaz. Yine bir kimse, başka bir mükellefin yerine namaz kılamaz" hükmünü beyan buyurmuştur. Zira oruçta; sürekli olarak kötülüğü emreden "Nefs-i Emmare'yi" kahretme sözkonusudur.

Kur'an-ı Kerim'de: "Ey iman edenler!.. Sizden evvelki (ümmet)lere yazıldığı gibi, sizin üzerinize de oruç yazıldı (farz kılındı). Tâ ki, korunasınız"hükmü beyan buyurulmuştur. Oruç'un Hicret'ten sonra "Farz" kılındığı hususunda ittifak vardır. Sahih olan rivayete göre; Bedir Savaşı'ndan kısa bir süre sonra farz kılınmıştır. Hz. Aişe (r.anha) validemizden rivayete göre; Resûl-i Ekrem (sav) daha önce Aşûre orucuna devam buyurmuştur. Hz. Muaz b. Cebel (ra)'den rivayet edilen bir habere göre de; Medine'de her ay üç gün oruç tutmuş ve bunu ashabına da tavsiye etmiştir. İmam-ı Merginani: "Şüphesiz ki; Ramazan ayında oruç tutmak farzdır. Çünkü Allahû Teâla (cc): "Sizin üzerinize oruç farz kılındı" buyurmuştur. Ayrıca farziyeti hususunda icmâ teşekkül etmiştir. Bundan dolayı Ramazan orucunun farziyetini inkâr eden kâfir olur" hükmünü zikretmektedir.

Resûl-i Ekrem (sav)'in: "Oruç insanı cehennem ateşinden koruyan bir kalkandır; tıpkı sizi harpte ölüme karşı muhafaza eden bir kalkan gibi" buyurduğu bilinmektedir. Malûm olduğu üzere oruç; mükellefi her türlü şehvetten alıkoyan ve ihlâsı artıran bir ibadettir. Açlığa, susuzluğa ve nefsin diğer arzularına boyun eğmemek ve direnmek açısından da oldukça önemlidir. Allahû Teâla (cc)'ya iman eden ve O'nun uğrunda cihad'a karar veren mü'min oruç ibadeti ile kuvvetli bir iradeye sahip olur. Hicrî Takvim; ayın hareketlerine göre değiştiği için, her yıl diğerine nisbetle on veya onbir gün önce gelir. Dolayısıyla insan bazen (-30) derecede, bazen de (+40) derecede oruç tutar. Bu bir anlamda mükellefin "Dondurucu bir soğukta ve kavurucu bir sıcakta dahi, Allahû Teâla (cc)'nın emirlerine uymaya hazırım" taahhüdünde bulunmasıdır. Ayrıca bir ay süre ile; nefsinin bütün şehvetlerini terketmesi oldukça önemli bir hadisedir.

Resûl-i Ekrem (sav)'in: "Oruç bir kalkandır. Oruçlu kem (kötü) söz söylemesin. Oruçlu, kendisiyle itişmek ve dalaşmak isteyene iki defa "Ben oruçluyum" desin. Ruhum yed-i kudretinde olan Cenab-ı Hak'ka (cc) yemin ederim ki; oruçlu ağzın (açlık) kokusu, Allah indinde misk kokusundan daha temizdir. Cenab-ı Hak (cc) buyurmuştur ki; "Oruçlu kimse benim (rızam) için yemesini, içmesini, cinsi arzusunu bırakmıştır. Oruç doğrudan doğruya bana edilen (riya karışmayan) bir ibadettir. Onun (sayısız) ecrini de doğrudan doğruya ben veririm. Halbuki başka ibadetlerin hepsi on misliyle ödenmektedir""(9) buyurduğu bilinmektedir

Yusuf Kerimoğlu İslam İlmihali (Emanet ve Ehliyet)
www.kuranikerim.com.
Logged
Gelincik
~~PRENSES~~
SN Bekcisi
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3438


~@lew&KrY~


« Yanıtla #14 : Eylül 17, 2007, 23:08:11 »

Muaz ibni Cebel Radiyallâhu Anh anlatıyor:

Bir seferde Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellemle beraberdik. Yolda giderken, "Ya ResulAllah(c.c.), bana öyle iyi bir işten haber verin ki, beni Cennete soksun ve Cehennemden uzak tutsun" dedim.

Şöyle cevap verdi:

"Sen büyük bir şey sordun. Böyleyken yine bu dediğin şeyi Allah(c.c.) kime nasip ederse ona kolay gelir.

Allah(c.c.)´a ibadet edip, ona bir şeyi ortak koşma, erkân ve âdâbına uyarak namazı dosdoğru kıl, zekâtı ver, Ramazan orucunu tut; Beytullahı ziyaret et (haccet)."

Bundan sonra da, "Ya Muaz, hayır kapılarını sana göstereyim mi?" buyurdu.

"Evet, ya ResulAllah(c.c.)." Dediler ki:

"Oruç bir kalkandır, fenalığa karşı bir siperdir.
Su ateşi söndürdüğü gibi, sadaka da günahları söndürür.
Gecenin yarısında namaz kılmak salih kulların alametidir." (Tirmizî, İman



Önceleri savaş kılıçla, kalkanla yapılırdı, ok ve mızrak kullanılırdı. Savaşçının bir elinde kılıç, öbür elinde de kalkanı bulunurdu. Kılıçla hamle yaparken, kalkanıyla da düşmandan gelen darbelere karşı koyardı. Böylece kalkanı yardımıyla hayatını korurdu, yara almaktan kurtulurdu.

İşte manevî tehlikelere, günahlara, kötülüklere karşı duracak en güçlü manevî silah oruçtur. Çünkü iftar saatine kadar oruç kalkanını kullanan, oruç siperinin arkasında duran insan, nefis ve şeytandan gelen günah oklarına karşı hazırlıklı bulunur, kalbini yaralamasına meydan vermez.

Çünkü günah insanın arzu ve isteklerine uymasından dolayı işlenir. Cinsel duygular, açlık ve susuzluk gibi şeylerle kırılınca insan kendisine hakim olur, dolayısıyla günahlardan uzak durur.

Günahlardan uzak durunca da, âhirette onun neticesi olan Cehennem azabından korunmuş olur.

Başka bir hadiste de Peygamberimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem, "Oruç insanı Cehennemden koruyan bir kalkandır. Tıpkı sizi savaşta ölümden koruyan kalkan gibi" buyurmuştur. (Nesâi, Savm: 167)

alıntı
Logged
Gelincik
~~PRENSES~~
SN Bekcisi
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3438


~@lew&KrY~


« Yanıtla #15 : Eylül 17, 2007, 23:09:36 »

ORUÇ VE FAYDALARI
Ramazan ayında oruç tutmak İslam'ın beş şartından biridir. Oruç, niyet ederek tan yerinin ağarmasından itibaren güneş batıncaya kadar yememek, içmemek ve cinsi ilişkide bulunmamak suretiyle yerine getirilen bir ibadettir.
Peygamberimiz oruç tutanlar için şu müjdeyi veriyor: "Kim inanarak ve mükafatını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır."(El-Buhari, Savm:7)
Oruç,ancak Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak için tutulur. Oruç, iyi bir irade terbiyesidir: İnsanlara iyi huylar ve ahlak güzelliği sağlar, insanı olgunlaştırır. Oruç, aynı zamanda müslümanı günah işlemekten ve cehennem ateşinden koruyan bir kalkandır. Acıma duygusunu geliştirir, sağlığımızın korunmasına yardımcıdır, nimetlerin değerini bildirir, olaylar karşısında sabırlı olmayı öğretir.
Yüce Allah bir hadisi kudsîde "Oruç benim içindir, o'nun mükafatını da ben veririm" buyurmuştur (Müslim, Siyam;30).

RAMAZAN ORUCU VE ORUÇ ÇEŞİTLERİ
Ramazan orucu müslüman, akıllı ve ergenlik çağına gelmiş kimselere farzdır. Ramazan orucu, kameri aylardan Ramazan ayının bazen 29, bazen 30 gün sürmesine göre 29 veya 30 gün olarak tutulur.
Oruçlarda niyet önemlidir. Niyet kalp ile olur. Geceleyin imsaktan önce veya imsak vaktinde ertesi gün oruç tutacağını kalbinden geçiren bir müslüman o günün orucuna niyet etmiş olur. Oruç tutmak düşüncesi ile sahur yemeğine kalkan kimse de oruca , niyet etmiş sayılır. Ancak oruç tutan kimsenin hem içinden niyet etmesi, hem de dili ile "Niyet ettim Ramazan'ın yarınki orucuna" diye söylemesi daha iyi olur.
Beş çeşit oruç vardır:
1. FARZ ORUÇ: Ramazan orucunun edası ve kazası farzdır. Keffaret oruçlarının tutulması da farzdır.
2. VACİP ORUÇ: Adak oruçları ile bozulan nafile orucun kaza edilmesi vaciptir.
3. SÜNNET ORUÇ: Kamerî aylardan Muharrem ayının 9-10 veya 10-11. günlerinde oruç tutmak sünnettir.
4. MÜSTEHAP ORUÇ: Kameri ayların 13. 14. 15. günleri ile her haftanın Pazartesi ve Perşembe günleri, Şevval ayında 6 gün oruç tutmak müstehaptır.
5. MEKRUH ORUÇ: İki türlü mekruh oruç vardır:
a) Muharrem ayının sadece 10. günü, yalnız Cuma veya Cumartesi günleri oruç tutmak, iki orucu iftar etmeksizin birbirine eklemek veya senenin tamamını oruçlu geçirmek "TENZÎHEN MEKRUH"tur.
b) Ramazan bayramının birinci günü ile Kurban Bayramının 4 günü oruç tutmak "TAHRÎMEN MEKRUH"tur.

RAMAZAN'DA ORUÇ TUTAMAYANLAR NE YAPARLAR?
Oruç tutmayacak kadar hasta olanlar, hastaya bakanlar, Ramazan ayında yolculuk yapanlar, gebe veya emzikli olanlar, aşırı yaşlılar ve düşkünler, aybaşı hali veya loğusalık halinde bulunan kadınlar Ramazan ayında oruç tutmazlar. Bunlardan:
a) Aybaşı hali veya loğusalık halinde olan kadınlar ile emzikli ve gebe olan kadınlar, bu özürleri sona erdikten sonra ve Ramazan ayı dışında oruçlarını kaza ederler.
b) Yolcular, yolculukları bitince oruçlarına başlarlar. Ramazan ayında tutamadıkları oruçlarını Ramazan ayından sonra tutarlar.

ORUCA NE ZAMAN VE NASIL NİYET EDİLİR
Orucun sahih olması için niyet etmek şarttır. Niyetsiz oruç makbul değildir.
Ramazan orucuna, akşamdan itibaren kuşluk vaktine kadar niyet edilebilir. Şöyle ki:
Normal olarak oruca, sahur yemeğini yedikten sonra niyet edilir. Ancak sahurda uyanamayıp yeme içme zamanının bittiği imsak vaktinden sonra kalkan bir kimse, güneş doğmuş olsa bile, kuşluk vaktine kadar o günün orucuna niyet edebilir. Yeter ki, imsak vaktinden sonra orucu bozacak bir şey yapmasın.
Sahura kalkmak istemeyen bir kimse, akşamdan sonra yarının orucuna niyet edebilir, geceleyin kalkıp tekrar niyet etmesi gerekmez. Ramazan ayında tutulamayan orucu, başka günlerde kaza ederken niyetin geceleyin «tan yeri ağarmadan önce» yapılması gerekir. Keffaret oruçları da böyledir. Bu oruçlara imsaktan sonra niyet edilmez.
Niyet esasen kalp ile olur. Yani geceleyin, yarın oruç tutacağını kalbinden geçiren kimse niyet etmiş demektir. Oruç tutmak düşüncesi ile sahur yemeğine kalkan kimsenin bu düşüncesi de niyettir. Oruca kalp ile niyet etmek yeterlidir. Ancak kalp ile yapılan bu niyeti dil ile söylemek daha iyidir. Bu sebeple, oruç tutacak olan kimse, hem içinden niyet etmeli, hem de dili ile: "Niyet ettim Ramazan-ı şerifin yarınki orucuna" diye söylemelidir.

ORUÇ NASIL TUTULUR
Oruç, imsâk vaktinde başlar. Oruca niyet eden kimse bu vakitten itibaren herhangi bir şey yiyemez, içemez ve orucu bozan şeyleri yapamaz. Bu durum akşam güneş batıncaya kadar devam eder. Güneş battıktan sonra yiyip içmek sûretiyle orucunu açar. İşte niyet ederek, imsâk vaktinden akşam güneş batıncaya kadar yememek, içmemek, ve orucu bozan şeylerden sakınmakla bir günlük oruç tutulmuş olur.

ORUCU BOZUP KAZA VE KEFFARET GEREKTİREN HALLER
Oruçlu olduğunu bildiği halde kasden;
1- Yemek, içmek, (ister gıda maddesi, isterse ilaç olsun)
2- Cinsi ilişkide bulunmak.
3- Sigara içmek
Orucu bozar, kaza ve keffareti gerektirir.
Kaza: Bozulan orucun yerine gününe gün oruç tutmaktır.
Keffaret: Bozulan bir gün orucun yerine iki ay veya altmış gün peşpeşe oruç tutmaktır.
Ramazan ayında niyet ederek oruca başlayan bir kimse özürsüz olarak bile bile yiyip içse veya cinsi ilişkide bulunsa orucu bozulur. Bozulan bu orucun gününe gün kaza edilmesi, ayrıca oruç özürsüz olarak ve bile bile bozulduğu için de keffaret tutması gerekir.
Başlanan bir orucu bilerek bozmanın dünyadaki cezası keffarettir. Yani altmış gün birbiri ardınca oruç tutmaktır. Herhangi bir sebeple keffaret orucuna ara verilir veya eksik tutulursa yeniden başlayıp altmış günü kesintisiz tamamlamak lazımdır. Kadınlar keffaret orucu tutarken araya giren âdet günlerini tutmazlar, âdet halleri bitince ara vermeden temiz günlerinde oruca devam ederek altmış günü tamamlarlar.

ORUCU BOZUP YALNIZ KAZAYI GEREKTİREN ŞEYLER
1) Yenmesi mutad olmayan ve ilaç olarak da kulanılmayan şeyleri yutmak, (toprak, kağıt, pamuk gibi)
2) Buruna ilaç çekmek,
3) Kulağın içine yağ damlatmak,
4) Abdest esnasında ağzına ve burnuna su alırken kendi elinde olmayarak boğazına su kaçmak,
5) Ağzına aldığı renkli ipliğin boyası tükrüğe geçip, boyanan bu tükrüğü yutmak,
6) Zorla orucu bozulmak,
7) Ağız dolusu kusmak, (Kendi isteği ile)
8 ) Akşam vakti girmediği halde, akşam oldu zannederek iftar etmek,
9) İmsak vakti geçtiği halde, İmsak'a daha vardır zannederek yemek.
10) Kendi iradesi olmaksızın ağzına kar ve yağmur tanesi kaçan ve bunu yutmak
11) Meşru bir özür sebebiyle; makadından şırınga (iğne) yaptırmak

ORUCU BOZMAYAN ŞEYLER
1) Oruçlu olduğunu unutarak yemek, içmek, (unutarak yiyip içerken oruçlu olduğunu hatırlarsa hemen ağzını yıkayıp oruca devam eder, oruçlu olduğunu hatırladıktan sonra boğazından aşağıya bir şey geçerse orucu bozulur.)
2) Kulağına su kaçmak,
3) Göze ilaç damlatmak,
4) Gece yıkanması gerekirken sabahleyin yıkanmak,
5) Kendi isteği olmayarak kusmak,
6) İhtilâm olmak, (yani uyurken cünüplük hali meydana gelmek)
7) Kan aldırmak,
8 ) Kendi isteği olmayarak boğazına toz, duman girmek,
9) Ağzındaki tükrüğü yutmak.
10) Yemeksizin herhangi bir maddenin tadını boğazında hissetmesi
11) Nohut tanesinden daha küçük olan ve dişler arasında bulunan yiyeceği yutmak.

ORUÇLUYA MEKRUH OLAN HUSUSLAR
1- Bir şeyi dilinin ucuyla gereksiz yere tatmak
2- Lüzumsuz yere bir şey çiğnemek
3- Sakız çiğnemek
4- Kendisinden emin olmayan bir kişinin hanımını öpmesi, boynuna sarılması, kucağına alması.
5- Tükrüğü ağızda biriktirip yutmak
6- Kan aldırmak
7- Kendini zayıf düşüreceğini tahmin ettiği yorucu bir işte çalışmak.
8- Ağzına su alıp çalkalamak

Fıtır Sadakası
Borcundan ve aslî ihtiyaçlarından başka en az nisab miktarı malı (80.18 gr. altın) veya onun değerinde parası olan müslümanın fıtır sadakası vermesi vacipdir. Buna kısaca "Fitre" denilir. Fıtır sadakasının vacip olması için zekâtta olduğu gibi malın üzerinden bir yıl geçmesi ve artıcı nitelikte olması şart değildir.
Fitre, Ramazan ayında fakirlere verilen bir sadakadır. Bayramdan önce verilmesi iyidir. Bayram günü veya daha sonra da verilebilir. Dini ölçülere göre zengin olan kimsenin, hem kendisinin, hem de erginlik çağına gelmemiş olan çocuklarının fitrelerini vermesi vaciptir.

Fitre Şu Dört Cins Yiyecek Maddesinden Aşağıdaki Miktarlarda Verilir:

Cinsi: Miktarı:
1– Buğday 1460 Gram
2– Arpa 2920 Gram
3– Kuru üzüm 2920 Gram
4– Hurma 2920 Gram

Bu gıda maddelerinin kendileri verilebileceği gibi para olarak değerleri de verilir. Hangisi fakirin yararına ise onu vermek daha uygundur. Bir fitre yalnız bir fakire verilir, ikiye bölünmez. Bir fakire birden fazla fitre verilebilir. Fitre niyet edilerek verilir. Ancak bunun fitre olduğunu fakire söylemek gerekmez. İçinden niyet etmesi yeterlidir.
Zekât hangi fakirlere verilirse fitre de onlara verilir. Bir özürden dolayı ramazanda oruç tutmayanlar da, nisap miktarı mal veya paraya sahip iseler fitrelerini vermekle yükümlüdürler.
Varlıklı müslümanlar fitre vermek suretiyle fakirlere bayram sevincini tattırırlar. Böylece, hem borcunu ödemiş, hem de sevap kazanmış olurlar. Fitre vermek, orucun kabul edilmesine, ölümün şiddetinden ve kabir azabından kurtulmaya vesile olur

alıntı
Logged
z£LaL
¯`'•.«cHaRm£D».•'´¯
Super Moderatör
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7199


¤ۣۜ..¤|K|ü|B|R|A|¤ۣۜ..¤ ღ мuтluluquη вaѕкєηтĩ ღ


« Yanıtla #16 : Eylül 18, 2007, 14:05:36 »

tşk ederim alevcim
Logged

Ya Rabb ! Şehadetimi köprü eyle Sevgililer Sevgilisine kavuşmam için...
Vuslatımı takdir et... Canımı kabul buyur aşk'ına...

Duam Sanadır Rabb'im !...
Selâmım En Sevgili'ye !...

Bakmayın çevremi kuşatanlara;
Hüznün, yalnızlığın yazarıyım ben !...
Z£LaL
*MeVSiM*
*ÇiLe-KeŞ*
SN Paylaşımcısı
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2114


*NeFReT*


WWW
« Yanıtla #17 : Eylül 25, 2007, 19:31:47 »



"Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz."

2 / 183



"Sayılı günlerde olmak üzere (oruç size farz kılındı). Sizden her kim hasta yahut yolcu olursa (tutamadığı günler kadar) diğer günlerde kaza eder. (İhtiyarlık veya şifa umudu kalmamış hastalık gibi devamlı mazereti olup da) oruç tutmaya güçleri yetmeyenlere bir fakir doyumu kadar fidye gerekir. Bununla beraber kim gönüllü olarak hayır yaparsa, bu kendisi için daha iyidir. Eğer bilirseniz (güçlüğüne rağmen) oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır."

2/ 184



"Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun. Kim o anda hasta veya yolcu olursa (tutamadığı günler sayısınca) başka günlerde kaza etsin. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah'ı tazim etmeniz, şükretmeniz içindir."

2/ 185



"Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı. Onlar sizin için birer elbise, siz de onlar için birer elbisesiniz. Allah sizin kendinize kötülük ettiğinizi bildi ve tevbenizi kabul edip sizi bağışladı. Artık (ramazan gecelerinde) onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için takdir ettiklerini isteyin. Sabahın beyaz ipliği (aydınlığı), siyah ipliğinden (karanlığından) ayırt edilinceye kadar yeyin, için, sonra akşama kadar orucu tamamlayın. Mescitlerde ibadete çekilmiş olduğunuz zamanlarda kadınlarla birleşmeyin. Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır. Sakın bu sınırlara yaklaşmayın. İşte böylece Allah âyetlerini insanlara açıklar. Umulur ki korunurlar."

2 /187



"Haccı ve umreyi Allah için tam yapın. Eğer (bunlardan) alıkonursanız kolayınıza gelen kurbanı gönderin. Kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. Sizden her kim hasta olursa yahut başından bir rahatsızlığı varsa, oruç veya sadaka veya kurban olmak üzere fidye gerekir. (Hac yolculuğu için) emin olduğunuz vakit kim hac günlerine kadar umre ile faydalanmak isterse, kolayına gelen bir kurban kesmek gerekir. Kurban kesmeyen kimse hac günlerinde üç, memleketine döndüğü zaman yedi olmak üzere oruç tutar ki, hepsi tam on gündür. Bu söylenenler, ailesi Mescid-i Haram civarında oturmayanlar içindir. Allah'tan korkun. Biliniz ki Allah'ın vereceği ceza ağırdır."

2/ 196



"Yanlışlıkla olması dışında bir müminin bir mümini öldürmeye hakkı olamaz. Yanlışlıkla bir mümini öldüren kimsenin, mümin bir köle azat etmesi ve ölenin ailesine teslim edilecek bir diyet vermesi gereklidir. Meğer ki ölünün ailesi o diyeti bağışlamış ola. (Bu takdirde diyet vermez). Eğer öldürülen mümin olduğu halde, size düşman olan bir toplumdan ise mümin bir köle azat etmek lâzımdır. Eğer kendileriyle aranızda antlaşma bulunan bir toplumdan ise ailesine teslim edilecek bir diyet ve bir mümin köleyi azat etmek gerekir. Bunları bulamayan kimsenin, Allah tarafından tevbesinin kabulü için iki ay peşpeşe oruç tutması lâzımdır. Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir."

4 /92



"Allah, kasıtsız olarak ağzınızdan çıkıveren yeminlerinizden dolayı sizi sorumlu tutmaz, fakat bilerek yaptığınız yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutar. Bunun da keffâreti, ailenize yedirdiğiniz yemeğin orta hallisinden on fakire yedirmek, yahut onları giydirmek, yahut da bir köle azat etmektir. Bunları bulamıyan üç gün oruç tutmalıdır. Yemin ettiğiniz takdirde yeminlerinizin keffâreti işte budur. Yeminlerinizi koruyun (onlara riayet edin). Allah size âyetlerini açıklıyor; umulur ki şükredersiniz!"

5/ 89



"Ey iman edenler! İhramlı iken avı öldürmeyin. İçinizden kim onu kasten öldürürse öldürdüğü hayvanın dengi (ona) cezadır. (Buna) Kâbe'ye varacak bir kurban olmak üzere içinizden adalet sahibi iki kişi hükmeder (öldürülen avın dengini takdir eder). Yahut (avlanmanın cezası), fakirleri doyurmaktan ibaret bir keffârettir, yahut onun dengi oruç tutmaktır. Ta ki (yasak av yapan) işinin cezasını tatmış olsun. Allah geçmişi affetmiştir. Kim bu suçu tekrar işlerse Allah da ondan karşılığını alır. Allah daima galiptir, öç alandır."

5/ 95



"(Bu alış verişi yapanlar), tevbe edenler, ibadet edenler, hamdedenler, oruç tutanlar, rükû edenler, secde edenler, iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah'ın sınırlarını koruyanlardır. O müminleri müjdele!"

9/ 112



"Ye, iç. Gözün aydın olsun! Eğer insanlardan birini görürsen de ki: Ben, çok merhametli olan Allah'a oruç adadım; artık bugün hiçbir insanla konuşmayacağım."
19/ 26



"Müslüman erkekler ve müslüman kadınlar, mümin erkekler ve mümin kadınlar, taata devam eden erkekler ve taata devam eden kadınlar, doğru erkekler ve doğru kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, mütevazi erkekler ve mütevazi kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve (ırzlarını) koruyan kadınlar, Allah'ı çok zikreden erkekler ve zikreden kadınlar var ya; işte Allah, bunlar için bir mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır."

33/ 35



"(Buna imkân) bulamayan kimse, hanımıyla temas etmeden önce ardarda iki ay oruç tutar. Buna da gücü yetmeyen, altmış fakiri doyurur. Bu (hafifletme), Allah'a ve Resûlüne inanmanızdan dolayıdır. Bunlar Allah'ın hükümleridir. Kâfirler için acı bir azap vardır."

58/ 4



"Eğer o sizi boşarsa Rabbi ona, sizden daha iyi kendini Allah a veren, inanan, sebatla itaat eden, tevbe eden, ibadef eden, oruç tutan, dul ve bâkire eşler verebilir."

66/ 5
Logged

NoKTa (.)
SuperNetim.Com
   

 Logged
Sayfa: 1 [2]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: